|
|
|
|
|
| Tarihimi Çok Seviyorum |
| Sinan Yağmur |
|
|
|
 |
|
|
|
| Tarihimi Çok Seviyorum |
| Sinan Yağmur |
 |
 |
Tarihi hikâyeler, milli ve manevi kimligimizi olusturmamızı saglar. Maalesef bugün tarih dokusundan ve manevi kokudan mahrum, bos, hedefsiz, degerlerine yabancılasan bir topluma dönüsmekteyiz. Ünlü tarihçilerimizden Prof. Dr. Osman Turan'ın, "Millet-lerin gelecegi için tarih yazmak yapmak kadar önemlidir." sözü tam anlamıyla gerçegi yansıtıyor. Çünkü, yapılan bir is kayda geçirilmemisse mutlaka unutulacak ve amacından saptırılarak degisik yorumlamalara sebep olabilecektir. Ama, yazılan tarihin mutlaka okunması ve ibret alınması gerektigini unutmamak kaydıyla! Bu arada, "Türklerin tarih yapmaktan yazmaya vakit bulamadıkları" görüsü de yaygındır. Özellikle eski dönem Türk Tarihi hakkında daha çok yabancı kaynaklardan bilgi alınabilmesi de bunu dogrulamaktadır. Ancak konumuz o degil. Biz bir tarih de yazmıyoruz. Yalnızca; yazılmıs ve yazılmakla kalmayıp destanlasmıs olan sanlı tarihimizin sayfaları arasında dolasmak, dolasırken de sizlere arkadaslık etmek istiyoruz. Her zaman ve her yerde "Çocuklar bizim gelecegimiz" demekten geri kalmıyoruz. Ama ne yazık ki, gelecegin ancak ve ancak bir temel üzerine oturabilecegini, bu temelin de geçmisimizde oldugunu unutuyoruz. Yeni nesilin önündeki korkunç tehlike: Geçmis ile kendisi arasındaki köprüden mahrum kalıp kendine yabancılasması… Hâl böyle olunca, birilerinin ortaya çıkıp; tarihimizi sevdirici çalısmalar yapması gerekiyordu. Bu çalısma, adından da anlasıldıgı gibi, engin tarihimizden derledigimiz hikâye tadında damlalardan olustu. Tarihe merak saran, Türk tarihini seven herkesin bu kitabı ilgi ile okuyacagını umuyor ve deger vereceklerine inanıyorum... (304 Sayfa) |
 |
|
| Tarihimi Çok Seviyorum |
| Sinan Yağmur |
|
|
|
|
|
|
 |
Weitere Informationen |
 |
"Artık surası kesin gibi: Modernizm denilen küresel heyula hilkati zorlayıp bütün farklılıklarımızı, bütün degerlerimizi ve bütün zenginliklerimizi önemsizlestirerek bütün insanlıgı tek bir potada eritmek ve tek tiplestirmek istemektedir. Ta ki hepimiz bütün insanlık "tüketim köleleri" olsun ve dünyanın efendilerinin makinelere bilgisayarlara ürettirdiklerini biteviye tüketsin. Sanki bize pazarladıklarını elde edebilmek için tereddütsüz her seyini feda etmeye hazır bagımlılar gibi yapmak istiyorlar hepimizi. Bizim ne yiyecegimize, ne giyecegimize, neleri seyredip dinleyecegimize ve nasıl bir 24 saat yasayacagımıza artık onlar karar veriyorlar, biz uyguluyoruz Bunun için küresel bir sur üfleniyor ve hepimiz çagdas tüketim mabedleri alısveris merkezlerine kosuyor, en üst katlardaki sinemalarda ya da televizyonlarda efendilerimizin bizler için hazırladıklarını modeller üzerinde görüyor, canhıras gayretlerle ve alt katlara iniyor, satın alıyor, alıyor alıyor, tüketiyor, tüketiyor, tüketiyoruz. Artık kendilerine benzemek için her seyimizi feda etmeye hazır oldugumuz o modeller, sarkıcılar, sporcular simdi bizim yeni kahramanlarımız. Bir zamanlar dünyanın farklı yerlerinde milyonlarca insanlar binlerce farklı kültürler bulunurdu. Renk renk, desen desen gökkusagı ihtisamında degerlerimiz vardı. Her bir toplulugun, her bir kültürün kahramanları vardı ve birbirlerinden farklı idi. Insanlar hayatlarını yasarken kahramanlarını örnek alırlar ve onlara benzemeye çalısırlardı. Hiç kimseye bu yaptıgınız taklit denmezdi. Belki gerçekte böyle bir kahramanlar da olmayabilirdi. Toplumsal tahayyül ortak degerleri yasayan, ortak bir sahsiyet dahi üretmis olabilir, bizde o kahramanlardan, o kahramanlarda bizlerden bir seyler bulunurdu. Herkes hayaller kurar, her biri birer kahraman olurdu. Simdi kahramanlarımız da hayallerimiz de tek tiplesti. Artık küresel kahramanlarımız var. Simdi herkesin kendisine ait bir Hz Hamza'sı yok. Simdi artık hepimizin Hz. Hamza'sı Antony Quinn. Yeryüzünde tek biz kalsak buna direnmeliyiz. Ne kahramanlarımızı ne hayallerimizi dünyaları verseler degismemeli, çocuklarımıza kendi kahramanlarımızı anlatmalı ve kendi hayallerini kurdurtmalıyız. Iste bu yüzden elimizdeki çalısma önem arz etmektedir. Iste bu yüzden "tarihimizi çok seviyoruz" O halde eger simdi yatma vaktiyse bu kitaptan her çocuk kendine bir kahraman seçsin ve yavrumuzun yatagının basucunda beraberce kahramanlarımızla hemhal olup, hayallerimizi zorlayalım. Direnelim..."
Prof. Dr. Azmi Özcan |
|
|
 |
 |
|
|